İlk okulu yeni bitirmiş ortaokula başlamıştım yani tam 12 den yeni 13 olmuştum,sessiz sakin bir çocuktum kimseyle konuşmaz kendi dünyamdaydım ta ki onu farkedene kadar ,13 yaşımda her gün sınıfın kapısına çıkıp onun sınıf kapısının önünden geçmesini beklerdim,tam 1 sene boyunca sadece baktım o beni farketmedi bile farketsin diye bir ümidim de yoktu zaten kendi kendine platonik daha önce adını bile duymadıgım duygulardı benimkisi 1 yıl sonunda okul kapandı 3 ay tatil bana iyi gelmiş onu kafamdan çıkardım sanmıştım ki garip bir şekilde ben hiç birşey yapmadan o beni farketti,sınıfıma gelip benimle iletişim kurmaya çalışıyordu ama ben o kadar çekingen ve heyecanlıydım ki ilk başlarda pek başarılı olamadı,sonra bir şekide tanıştırıldık ikimizin yakın arkadasları çıkmayı başlayınca bizde tam gençık dizilerindeki gibi bir grup olduk :)
Tenefüslerde buluşuyor öyle karşılıklı duruyorduk ,biraz daha zaman geçti dışarda buluştuk o zamanlar gezi parkı böyle populer değildi orda oturur konusurduk sonra bir gün elimi tuttu ve istiklal caddesi boyunca öyle yürüdük hep yaşından büyük gösteren bir kız olsamda daha 14 yaşındaydım ve babamdan sonra ilk kez bir erkeğin elini tutuyordum,Tarkan yeni çıkmıştı o zamanlar şarkımız bile ondandı Unutmamalı ,.lk kez elini tutup yürüdüğüm ,ilk kez gözlerimin içine bakıp beni sevdiğini söyleyen hatta bana ilkkez aşk mektupları yazan çocukla karşılaştım bugün ,beni görmemiş olabilir görmüş tanımamazlıktan gelmiş olabilir bilemiyorum ama ben orda ayrı ayrı masalarda oturduğumuz 30 dakika boyunca bunları düşündüm ,her şey çocukken güzeldi ,masumdu duygular çıkarsızdı
Şimdi hangi erkek size aşk mektubu yazıyor ?
Hangisi bir dolu çikolata alıp sizi mutlu etmeye çalışıyor ?
Evinin telefon numarası bile 14 yaşımdan beri hala aklımda ,bunları düşündüğümde yüzümü güldürüyor,şimdi görüşsek çocukluktaki gibi asla olmaz bazen en güzeli mazi...
26 Eylül 2014 Cuma
11 Eylül 2014 Perşembe
Cevapsızlık...
Yazdim yazdim sildim anladim ki ben burda acikca duygularimi yazamayacagim vazgectim ,en iyi cevap cevapsızlıktır diyen itoglu it varya halt etmiş cevapsızlık insana cevap vermez sadece değersiz hissettirir ,3 gün bunalıma sokar sonrada nefret ettirir o cevabı yazmayanda amacına ulaşmış falan olmaz Ama insanın böyle dıygularda yaşaması gerekiyor tabii ki gerekiyor ki kıymet bileni oldugunda o da kıymetini bilsin ...
Yaşıyoruz...
Yaşıyoruz...
5 dakika sonramızı bilmeden nefes alıyoruz yaşamak ne garip bir şey aslında , dünya saatte 1670 km hızla kendi etrafında 108.000 km hızla ise güneşin etrafında dönüyor ve biz yaşıyoruz ,tevekkül tam olarak bunları düşünürken başlıyor sanırım, ne kusursuz bir denge...
Bu kadar büyük bir şeyken yaşamak başımıza gelenlere şaşırıyoruz,zaten biz bir mucize degil miyiz ? Neden şaşırıyoruz ki
Herhalde çocukken bırakıyoruz mucizeyi görmeyi ,hatırlıyorum da çocukken anneme yıldızların ayın nasıl havada durduğunu sorar aldığım cevap yer çekimi olunca hiç bir şey anlayamazdım bu kadar değişik bir şeyi 5 yaşında ki çocuğun anlaması değil ancak hayret etmesi normal değil mi zaten.
Sonra büyüdüm dönen dünyaya ,havada duran yıldızlara alışa alışa büyüdüm,her ölümde daha çok büyüdüm ...Ne boş oysa ki hayat küsüyor,inicitiyor,inciniyoruz 5 dk sonranın garantisi varmış gibi...Mış gibi yaşıyoruz ,anı yaşamadan coolmuş gibi,sevinmemiş gibi ,çok mutluymuş gibi gibi gibi..
Herşey sadece daha güçlü görünmek için neden çünkü egomuz yönetiyor bizi ondan azıcık sıyrıldığımızda daha rahat bir hayat başlayacak eminim,statülerimizi kenara koyup ,fiziksel güzelliklerimizi önemsemedğimizde ya da aslında sadece insan olduğumuzu hatırladığımızda belki sıyrılabileceğiz şişkin egolarımızdan ,yıldızlar mucizevi bir şekilde havada asılı duruyorken zenginin fakirden ,güzelin çirkinden,okumuşun okumamıştan ne farkı varki hepimiz aynı yıldızları görüyoruz sadece birileri residencelerinden ,birileri ise gece kondularından...
5 dakika sonramızı bilmeden nefes alıyoruz yaşamak ne garip bir şey aslında , dünya saatte 1670 km hızla kendi etrafında 108.000 km hızla ise güneşin etrafında dönüyor ve biz yaşıyoruz ,tevekkül tam olarak bunları düşünürken başlıyor sanırım, ne kusursuz bir denge...
Bu kadar büyük bir şeyken yaşamak başımıza gelenlere şaşırıyoruz,zaten biz bir mucize degil miyiz ? Neden şaşırıyoruz ki
Herhalde çocukken bırakıyoruz mucizeyi görmeyi ,hatırlıyorum da çocukken anneme yıldızların ayın nasıl havada durduğunu sorar aldığım cevap yer çekimi olunca hiç bir şey anlayamazdım bu kadar değişik bir şeyi 5 yaşında ki çocuğun anlaması değil ancak hayret etmesi normal değil mi zaten.
Sonra büyüdüm dönen dünyaya ,havada duran yıldızlara alışa alışa büyüdüm,her ölümde daha çok büyüdüm ...Ne boş oysa ki hayat küsüyor,inicitiyor,inciniyoruz 5 dk sonranın garantisi varmış gibi...Mış gibi yaşıyoruz ,anı yaşamadan coolmuş gibi,sevinmemiş gibi ,çok mutluymuş gibi gibi gibi..
Herşey sadece daha güçlü görünmek için neden çünkü egomuz yönetiyor bizi ondan azıcık sıyrıldığımızda daha rahat bir hayat başlayacak eminim,statülerimizi kenara koyup ,fiziksel güzelliklerimizi önemsemedğimizde ya da aslında sadece insan olduğumuzu hatırladığımızda belki sıyrılabileceğiz şişkin egolarımızdan ,yıldızlar mucizevi bir şekilde havada asılı duruyorken zenginin fakirden ,güzelin çirkinden,okumuşun okumamıştan ne farkı varki hepimiz aynı yıldızları görüyoruz sadece birileri residencelerinden ,birileri ise gece kondularından...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)